susuyorum yokluğunda, bir bakıyorum çağlayan oluyorsun dipsiz bir kuyudan çıkagelen.
yazmadan önce aklımdan geçen bir dünya not’um oldu hepsi birbirinden dik. başladım ya sustu yine beynim, siluetinin karşısında.
geleceğim olur musun ?

senli bir gecedeyim yine, sensiz sokakta sessiz koşuyorum karanlığa sonunda yine sen oluyorsun, yanımda değilsin bu sefer, karşımdasın açmışsın kollarını,
ellerin nerde ?

babam oluyorsun bazen; sormuyorsun, bakmıyorsun, izlemiyorsun. (sus) diyorsun susuyorum. ama biliyorum izliyorsun.
sesim olur musun ?

annem oluyorsun bazen; (benden bir şey bekleme) diyor her dakika bilgi aşılıyorsun hücrelerime. ve ben yine şükrediyorum varlığına.
beni sensiz bırakma !

kardeşim oluyorsun bazen; bana katlanabildiğin için seviyorum seni. maviden daha uzun, geceden daha sıcak, güneşten daha hararetli. (gel) diyorsun geliyorum ve kalıyorum sonunda. son oluyorsun ama bitmiyorsun.
gel desem ?

çoğu zaman titriyor sol yanım, uyuşuyor parmaklarım. yargılamıyor (peki) diyor geçiyorum, yine susuyorum sana.
suyum olur musun ?

özlemek huyum olurdu özlerdim çoğu şeyi, özlemek uğruna yakardım gemileri. sen öyle bir özlemsin ki bıraktım diğer özlemleri. sadece seni özlüyor, sadece sana soluyorum.
nefesim olur musun sevgili ?

az önce harfleri öğrendim senden, belki birazdan da hecelerim, kim bilir dünden yakın olur cümle de kurarım sayfalarca.
söz’üm olur musun ?

sadece sarıl, ben seninle yaşarım.
çünkü; yaşatmaya hazırım.

siteyi açtığım günden beri, öncesinde ve sonrasında benim canımdan bir parça olan ve her zaman da öyle kalacak olan, bir tanecik aşkım, eş ruhum, canımdan çok sevdiğim, en değerlim deryaM’a armağan ediyorum. aşkların en güzeli, benim ne senden önce nefes almışlılığım var, ne de kalbimin atmışlılığı, seninde bana yazdığın şiir gibi, benim senden öncem olmadı, olamazda. seni herşeyden çok seviyorum ve seveceğim de.

ibrahim ölçal / 15.08.2007 / 03:47