Ocak 2008


site25 Ocak 2008 Cuma

Cem Yılmaz’ın gişe rekorları kıran filmi G.O.R.A’nın devamı olan A.R.O.G. seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor. 3 dakikalık fragmanı yayınlanan film, yine çok ses getireceğe benziyor.
Senaryosunu kendisinin yazdığı G.O.R.A’da filmin kahramanı Arif’i uzaya gönderen Cem Yılmaz, A.R.O.G’da da taş devrine gidiyor.
“Arif’i taş devrine gönderme fikri nasıl gelişti?” sorusunu Zaman Gazetesi’ne verdiği röportajda Cem Yılmaz şöyle yanıtlamıştı: ‘G.O.R.A.’yı çekerken Arif’in, tıpkı Turist Ömer gibi dolaşma potansiyeli olduğunu fark ettim. Evet ‘AROG’ta Arif taş devrine gidiyor. Ben tarihin o bölümüne pek inanmıyorum. Ateş bulunmuştur, sonra avcılık ve toplayıcılık dönemi başlamıştır falan diye anlatırlar ya okullarda. Bu anlatım bana komik geliyor. Bunun için de iyi bir malzeme olacağına inanıyorum. Mesela ‘GORA’da bir Türk uzaya gitse ne yapar gibi algılandı, oysa ben orada uzaylılar tarafından kaçırılan bir insanın durumunu anlatmaya çalıştım. Tıpkı bunun gibi bugünden taş devrine gitsek ne yapardık; bunun peşine düşeceğim. Çünkü düşününce bayağı bir garip geliyor bana. Ama şunu söyleyebilirim, bu konuda ilk akla gelen şakalar olmayacak. Fikre dayalı bir komedi meselesi var ‘AROG’ta. Çok riskleri de var.”

http://www.youtube.com/watch?v=tN_J9UBHhFI
site23 Ocak 2008 Çarşamba

Herkesin neden askeriyede çekilmiş bir fotoğrafın olmamasını sorması üzerine birkaç tane fotoğraf ekliyorum. Umarım beğenirsiniz.

ibrahim23 Ocak 2008 Çarşamba

ellerini boynuma koy…
sesim çıkmaz.
senden, dokunduğunda yakan parmak uçlarından geç iliklerime.
dünya dursun, kulaklarımız uğuldasın, ateş bassın, içimizden dışımıza taşsın. uyuşalım..

eğil, yüzüme değil arkamdan boynuma…
nefesin, göğsümün arasında sancıya, yüreğimde korkularıma çığlık olsun.
ben sen, sen ben ol
soluklanalım!

istediğimiz hiçbirsey farklı olmasın birbirinden, yaşlı bir çift gibi vals yapalım.
yüzümü, ıslak yanaklarımı süreyim yüzüne,
susalım.

annemin koynundaki gibi, babama sarılır kadar güvenle sokulayım kucağına.
sarıl,
kolların beni öyle kavrasınlar ki;
bu dünyada ne varsa yalan ve riyadan yana birer birer kuruyup,
çatlayıp atsınlar kendilerini fanusumuzdan.

gerçek olamayacak kadar bu anı yaşayalım seninle biz…
ben sen, sen ben ol!
soluklanalım…

ibrahim ölçal / 23.01.2008 / 00:53

bana aşkın varlığına inandıran derya’m için..

ibrahim22 Ocak 2008 Salı

ibrahim21 Ocak 2008 Pazartesi

Benden Baba Olmaz dizisini bu hafta sonu youtube’dan izledim ve tam anlamıyla bağımlısı oldum. Nedendir bilinmez ama beni çok etkiledi. Yanlız sonradan bişi öğrendimki bu dizi yayından kalkmış ve sadece 16 bölüm çekilmiş. Yayından kalkma nedeni ise STAR TV’de salı günleri yayınlanması ve yayında olduğu sıralarda Şampiyonlar Ligi olmasından dolayı her hafta devamlı şekilde yayınlanmaması ve reyting’lerde düşük çıkmasıymış. Yazık yazık bu kadar güzel kadro, bu kadar güzel senaryoya yazık. Umarım yapımcılar birazda olsa aklını başına alır ve tekrar çekmeye karar verirler. Hatta finali o kadar çabuk yapmışlarki tek kelimeyle fiyasko bir finali vardı. Cidden çok üzüldüm.

Konusu: Benden Baba Olmaz, boşandıktan sonra özgür ve deli dolu bir hayat yaşamaya başlayan Soner’in, 7 yıllık ayrılıktan sonra çocuğuna bakmak zorunda kalışıyla değişen hayatını konu alıyor. Babalığı çocuğa harçlık vermekten ibaret sanan babaların, boşanmadan en büyük yarayı alan çocukların ve çocuklarıyla yapayalnız kalan kadınların dünyasına eğilen Benden Baba Olmaz, adeta birbirine yabancı olan bir baba oğulun giderek yakınlaşmalarını konu alan bir sevgi yolculuğu. Bu sevgi yolculuğuna anne Sevil de katılacak ve Soner’ın herşeyi mahveden sorumsuzluğunun altından ailesini çok seven ve onlar için herşeyden vazgeçmeye hazır bir adam çıkacaktır.

Umarım tekrar yayınlanır ve kaldığı yerden devam eder. Beklenmedik bir final, beklenmedik bir yayından kaldırılış. Yazık yazık çok yazık.

Devamını Oku

Sonraki Yazılar »

maç sonuçları canlı skor iddia iddaa bülteni iddaa