İnsan’ı tanımak ve anlamanın zorluğunu herkes kendinde yaşadığı gibi birçok ünlü düşünür çağlar boyu aynı konuyu irdelemiş ve herkes tarafından kabul görebilecek sonuçlar çıkarmaya çalışmışlar.

İnsan nedir? Aynı süreçten geçen insanların hayattaki konumları neden farklı olur? Başarılı olmak nedir? İnsanları başarılı kılan temeller nelerdir? İnsan’ın hayattaki ana hedefi ne olmalıdır? Ana hedef sadece başarmak ve başarılı olmakta mıdır? Hayat sorgulanmadan sadece yaşanıp tüketilecek bir meta’mıdır?

İnsan’ın varlığı belkide soru sorabilme gücüyle eşdeğer, birde bu sorulara bulabildiği cevaplarla. Soru-Cevap, sebep-sonuç hayatımızı çoğu zaman çepecevre kaplıyor.

Bu sorulardan bazılarına cevap bulmak için bisorusor.com‘a girebilir veya

Aynı eğitimden geçen hukukçular, hekimler, mühendislerden bazıları nasıl oluyordu da alıp başlarını gidiyor, çok başarılı noktalara gelebiliyorlarken diğerleri genelde suçu kendilerini “çevreleyen” koşullara atıp “makus bir talihin kurbanı” olarak toplumsal hayatın adeta “tortuları” haline dönüşüyorlardı?

sorusuna Bersay İletişim Grubu Başkanı Ali Saydam beyin hayat tecrübesini okuyarak aşağıdaki cevabı elde edebiliriz.

“Vicdanlı, mukaddesi olan, çalışkan ve umutlu insanların meslekte “iyi” olabilmek için çok ciddi avantajları oluşuyordu.   Hem sağlam bir dünya görüşünüz olacaktı (ne olmasından çok; sağlam, derinlikli ve kendi içinde tutarlı olması önemli), hem de çevrenizdekilerin dünya görüşünü belki benimseyecek değil ama “anlayacak ve takdir edecek” entelektüel derinliğe sahip olacaktınız.”

Bu güzel cevaptan anlaşılacağı gibi insanın kendi dinamikleri olması gerekiyor:”lokomotif ruhlu insanlar”. Özellikle iç dinamiklerimizi tanımamız ve onları iyi kullanabilmemiz lazım.

– İç dinamiklerimizden vicdan’a sarılmalıyız. Hangi kültürde olursa olsun kişi vicdanının üzerini örtmedi ve sesini tamamen susturmadıysa “Vicdanı ona her zaman doğruyu söyler”.

– Belirli bir mukaddese sahip olmalıyız, kendimizden değerli gördüğümüz değerler olmalı.

– Çalışmakla çalışkan olmak aynı şeyler değildir. Çalışkan olmak süreklilik ister, devamlılık gerektirir. (Konuşarak, toplanarak ve iletişime geçerek çalışkan olunmaz, çalışmaya yoğun zaman ayrılmalı)

– Umut, insanın iç dinamiklerinden. İnsan’a yaşama azmi ve sevinci verir, ruhumuzu besler.

– Hayatı tanımak, sağlam bir dünya görüşünün olması. Buna insan aklının gözlüğü diyebiliriz. Bazılarımız miyoptur, bazılarımız hipermetrop. Dünya görüşümüzle hayatın anlamını yakalamış oluruz. Olası durumları, etrafımızı doğru görmemiz bu gözlükle mümkündür. Ali beye katılıyorum sağlam, derinlikli, kendi içinde tutarlı olmalı. Ayrıca başkasının gözlülüğüyle insan ne kadar idare edebilir, dünya görüşümüze tecrübelerimizi katıp içselleştirip kendimize mal etmeliyiz.

– Empati yeteneğinin gelişmiş, geliştirilmiş olması. Karşıdakini anlamayla birlikte, takdir edebilmeliyiz.

– Başarılı olmak için başarılı olunmaz, hedef gaye başka olmalı, başarı sadece ara kademede bir çıktıdır. O çıktıyı almakla doğru yolda olduğumuz hissi kuvvetlenir.