11.6 C
Gaziantep
1 Ekim 2020, Perşembe
Anasayfa Gezi Rehberi Paris Gezilecek Yerler

Paris Gezilecek Yerler

- Reklam -

Paris birçok yönden mükemmel bir şehir sayılabilir. Bu kadar kendine özgü, önemli ve hatta biraz narsist oluşundan dolayı kim onu suçlayabilir ki! Paris hakkındaki genel kanı burnu havada ve kendini beğenmişlik üzerine kurulu olsa da aslında çok açık ve samimi bir şehir. Bunu anlamanız için kendisine biraz zaman ayırmanızı ister. Paris, mimarisi ve siluetiyle yalnızca bir Avrupa’nın kent imgesini yaratmamış, kendisini de değiştirip dönüştürürken etrafındaki her şeyi biçimlendirmeyi başarmış bir kent. Neredeyse romantik kelimesiyle özdeşleşmiş Paris’in ihtişamı insanın başını döndürebilir. Bir yanda güzeller güzeli Pont Neuf Köprüsü, görkemli Notre Dame Katedrali, şehrin her yanından görülen Eyfel Kulesi, kendinizi dünyanın merkezindeymiş hissettiren Concorde Meydanı Paris’in neden dünyanın en ünlü kenti olduğunun birer habercisi.

Çok kültürlü nüfusu ona gereken yaratıcı enerjiyi sağlıyor. Geleneksel Fransız şeflerinin farklı kültürlerin yemeklerini denemesi, genç tasarımcıların uluslararası modayı takip etmesi ama hepsinin içine biraz Fransız dokunuşu katması; son dönemlerde yükselen Fransız müziği ile dilin kozmopolit seslerin arasına karışması sonucunda tadına doyulmayan bir şehir ortaya çıkıyor. Fransa turizminin kalbini oluşturan Paris, 2012 yılında 83 milyon yabancı turisti ağırlayarak dünyanın en çok turist çeken şehri unvanını elinde tutuyor. Paris’e gelen turistlerin en çok ziyaret ettiği yerlerin başında Disneyland gelirken, Paris’in sembolü Eyfel Kulesi ise, Paris’te en çok ziyaret edilen yerler sırasında beşinci sırada.

Paris’in en yüksek rakımlı yeri olan Montmartre Tepesi, Paris gezilecek yerler arasında ikinci sırada yer almış, Notre Dame Katedrali‘nin de bulunduğu Saint-Michel bölgesi üçüncü olurken, Paris’te en çok ziyaret edilen yerler listesinde Louvre Müzesi dördüncü sırayı alıyor.

Paris’te gezilip görülmesi gereken çok yer var. Zamanınız kısıtlıysa şehirde günlük geçerli Paris Pass ulaşım kartlarından alıp hem kendinizi çok yormayın hem de zamandan kazanın. Gelişmiş metro sistemi sayesinde Paris’te dolaşmak çok kolay. Paris haritası edinin ve Paris gezilecek noktaları haritada belirleyin.

Paris Metro Haritası

Arrondissements olarak bilinen ve kenti 20 bölgeye ayıran Paris Pratique par Arrondissement haritalarından edindiğinizde, Paris’i keşfetmemek için hiçbir sebebiniz yok. Ancak bu güzel kenti keşfetmenin en güzel yolunun sokaklarında kaybolmak olduğunu unutmayın. O yüzden Paris gezinizi aceleye getirmeyin.

Paris başlı başına haz ve zevk dolu bir şehir ve bu yüzden gidildiğinde görülecek her ufak detayın tadı çıkarılmalı. Bir kafe ya da bistroda oturup kahve ve kuruvasanın tadını çıkarın, vitrinleri gezin, ekmekçiden bir baget ekmek, peynirciden özel yapım peynir ve tuzlu tereyağı alıp bir yeşillik alanında atıştırın, biraz daha keşfe devam edin ve güzel bir restoran seçmeden önce bir terasta aperatifinizi yudumladıktan sonra akşam yemeğiyle yepyeni lezzetlerin büyük bir zevkle tadına varın.

1. Eyfel Kulesi

Eyfel Kulesi

Yüksekliği 320 metre olan ve 1930’a kadar dünyanın en yüksek yapısı olan Eyfel Kulesi, Paris ile özdeşleşen bir simge. Bilmeyen yoktur sanırım. 1889’da düzenlenen EXPO Fuarı için Gustave Eiffel’in tasarladığı kule, Seine Nehrinin kıyısında Champ de Mars’ta bulunuyor. Asansör veya merdivenle zirveye çıkma imkânı bulunan Eiffel Kulesinden Paris’i kuşbakışı seyretmek bir Paris gezisi klişesi. Yukarıdan Paris manzarasını, nehri ve köprüleri fotoğraflamak için ideal bir yer. Yılda 7 milyon ziyaretçi ile dünyanın en çok ziyaret edilen anıtının giriş ücreti ise kulenin ikinci katına kadar merdivenle çıkmak 7€, asansörle çıkmak ise 11€. Eğer en yukarı kata çıkmak istenirse 17€ ödemek gerekiyor.

Eyfel Kulesi’nin son derece görkemli görülebileceği yerlerden biri Trocadero Meydanı. Gün doğumu veya gün batımı en güzel etkileyici manzarayı görebileceğiniz saatler.

2. Louvre Müzesi

Dünyanın en önemli ve en ünlü müzelerinden olan Louvre Müzesi, 35 bini aşkın heykel, resim, Antik Yunan, Mısır ve İslam objeleriyle ziyaretçini ağırlıyor. Mona Lisa gibi Avrupa sanat tarihine yön veren birçok değerli eserin yer aldığı müze, 1200’lerde inşa edilerek, ilk restorasyonu on altıncı yüzyılın ortalarında yapılmış bir yapı.

Louvre Müzesi

Restorasyon sonrası Kraliyet Binası olarak hizmet vermeye hazır hale gelen bina, 1793’te müzeye dönüştürülmüş. 1980’lerde “Büyük Projeler” kapsamında müzeye eklenen yirmi bir metre yüksekliğindeki Cam Piramit, sonraki yıllarda pek çok ödül almış. Her gün binlerce insan ziyaret ettiği müzede, tablolar, heykeller ve antikaların yanı sıra Mona Lisa, Venus de Milo gibi ünlü eserler de görülebilir.

3. Champs Elysées

Her Parislinin ve kenti ziyarete gelen turistin yaptığı gibi siz de, Place De La Concord’dan başlayıp Şanzelize’ye (Avenue des Champs-Élysées) doğru gibi yürüyün. Yolda şık dükkânların vitrinlerine, insanların canlılığına bakın. Oradan şehrin en meşhur alışveriş caddeleri olan Rue De Rivoli, Saint-Honore ve hemen paralelinde bulunan Avenue Montaigne’e geçin.

Champs Elysées

Ardından Rue Montorgueil’i görün ve hemen Marais’in dışında kalan en zarif Paris bölgesine doğru yürüyün. Akşam olduğunda da kentin en popüler gece hayatının bulunduğu mekân olan Rue Oberkampf’da kendinizi renkli ve zarif Paris gecelerine bırakın.

4. Concorde Meydanı

Şanzelize Caddesi’nin doğu çıkışında bulunan Concorde Meydanı, Paris’in en ünlü meydanı. Her açıdan güzel bir manzaraya sahip meydanda Fransız Kral Louis XVI, Marie Antoinette ve diğer birçok kişi giyotin ile idam edilmişler.

Concorde Meydanı

Tuileries ve Şanzelize arasında bulunan, sekiz hektarlık bir alan üzerine kurulu meydanın dört bir tarafında Fransa’nın Bordeaux, Brest, Lille, Nantes, Rouen, Strasbourg ve Marsilya şehirlerini temsil eden heykeller bulunuyor. Paris’in en güzel yerlerinden biri olan Yakınlarında Şanzelize Caddesi, Zafer Takı, Louvre Müzesi ve Tuileries Bahçeleri yer alıyor.

5. Montmartre

Montmartre

Paris’te insan yoğunluğunun hiç azalmadığı noktalardan biri olan Montmartre, bir tepe üzerindeki semtin ismi. Montmarte, sanatın, sanatçıların ve pek çok sanatsal akımın doğduğu tarihi bir semt. Tepede kurulan beyaz kubbeli bazilikadan Paris manzarasını izleyen yüzlerce insan, aynı zamanda dar sokaklardaki sanat atölyelerindeki sanatçılarla tanışıp, sanat eserlerine yakından bakma şansına kavuşuyor.

Picasso, Van Gogh gibi isimlerin de bir dönem çalıştığı bu bölge çok sayıda kafe, butik pastane ve restorana ev sahipliği yapıyor. Arnavut kaldırımlı ara sokaklarında yarım gününüzü geçirseniz de sıkılmayacağınız bir yer. Küçük, şirin alışveriş sokağı Rue de L’Olive, Martin Luther King Parkı, Sacre Coeur, Paris’teki en eski kemerli çarşılardan Passage Jouffroy görmeniz gereken yerler arasında.

6. Sacre Coeur

Sacre Coeur

Paris’in en ünlü kiliselerinden biri olan ve “kutsanmış kalp” anlamına gelen Sacre Coeur Montmarte’nin yokuşlu bir tepesinde yer alıyor. Kubbeleri nedeniyle camiye de benzetilen kilise, içindeki muhteşem freskler, vitraylar, heykel ve tablolarıyla ünlü. Kilisenin yanındaki ara sokaklardan biraz daha yukarı çıktığınızda ulaşabileceğiniz Ressamlar Tepesi (Place du Tertre), dünyanın birçok yerinden gelen ressamların ve sanatçıların bulunduğu bir merkez. Gün batımında merdivenlerine oturup şehir manzarasını izleyin.

7. Seine Nehri

Seine Nehri Turları

Paris’i güney ve kuzey olmak üzere ikiye bölen Seine Nehri, 1991’de çevresi dünya mirası listesine alınmış bir bölge. Kıyıları zarif parklarla ve sayısız tarihi kalıntılarla çevrili olan nehrin, etrafında her biri ayrı özellikler taşıyan köprüler de bulunuyor.

Paris’in en çok ziyaret edilen yerlerinin başında Seine Nehri üzerindeki Arceveche köprüsünün Quartier Latin ayağının üzerindeki mütevazı demir korkuluklar da turistlerin gözde yerleri arasına girmeyi başarmış bir yer. Burayı farklı kılan korkuluklar üzerinde aşıklar tarafından asılan kilitler.

Aşıkların kilit asıp anahtarını Seine Nehri’ne attığı korkuluk özellikle genç çiftlerin ilgisini çekiyor. Paris aşıklar kenti olduğunu düşünen birçok sevgili bu geleneği yerine getirmek için Paris’e gelip mutlaka üzerine yazdıkları isim ve kazıdıkları sembol kalp resimleri olan kilitleri asıyorlar.

8. Île de la Cité

Île de la Cité

On dokuzuncu yüzyılın sonlarına dek şehrin önemli bir merkezi olan ve Sein Nehri üzerindeki bir ada olan Île de la Cité, dönemin hükümdarlarının saraylarını ve önemli figürlerin evlerine ev sahipliği yapmış, günümüz Paris’inin ise en turistik bölgelerinden biri. Adanın en ünlü bölgeleri ise, kırmızı tuğlalı evlerin bulunduğu Place Dauphine ve katedral toplarının saklandığı yer olan Rue Chanoinesse.

9. Notre Dame Katedrali

Notre Dame Katedrali

Notre Dame Katedrali herhalde Fransız Gotik sanatının en ünlü eseri. Dame Gallo-Roman tapınağından Hıristiyan kilisesine, daha sonra da Roma mimarisini temsil eden bir kiliseye dönüştürülen Notre Dame Katedrali, en son olarak 1163’te VII. Louise’nin saltanatı sırasında Fransız Gotik tarzında yeniden inşa edilmeye başlanmış.

Notre Dame, gerçekten anıtsal değer göz önünde tutularak inşa edilen ilk katedral. Notre Dame Paris gezisinde mutlaka görmeniz gereken yerler listesinde.

10. Île Saint-Louis

Île Saint-Louis

Sein Nehri üzerindeki diğer bir adacık olan ve kentin ortasında sakin ve kendi hâlinde yaşamıyla ayrı bir bölge hissi veren Île Saint-Louis, kafeleri, restoranları, dondurmacıları ile ünlü. Barok stilinde inşa edilen St-Louis-en I’Île Kilisesi ise adanın en dikkat çeken mimari eserlerinden.

11. St. Chapelle Kilisesi

St. Chapelle Kilisesi

Notre Dame, Paris’in tartışmasız en meşhur katedrali olsa da St. Chapelle Kilisesi de vitraylarıyla Orta Çağ dönemine ait bir başyapıt olarak kabul ediliyor.

Fantastik Gotik dış cephesinin ince işlenmiş mimari detayları, içeride size vadettiklerini kısa gösterisi gibi. İçine girildikçe artan detaylar ve kuzey kulesinde sonlanan gargoyle tarzı yapılar mimari olarak baş döndürücü güzellikte.

12. Jardins du Luxembourg

Jardins du Luxembourg

Günümüzde Fransız senatosu olarak kullanılan ve Lüksemburg Bahçeleri olarak bilinen Jardins du Luxemburg, on yedinci yüzyılda Lüksemburg Sarayı olarak hizmet veren bir yapı. Yemyeşil bitki örtüsü, çiçekleri, çakıl taşları ve tarihi isimlerin heykelleriyle bezeli bu bahçede çok sayıda meyve ağacı da bulunuyor.

13. Orsay Müzesi

Orsay Müzesi

Seine Nehri’nin solundaki eski tren garında yer alan Orsay Müzesi, 1800’lere ait zengin resim, heykel ve fotoğraf koleksiyonuyla kentin Louvre’dan sonraki en önemli müzesi. İnşası 1900’de tamamlanan tren garı olan müze binası, 1939’dan sonra istasyonların uzun trenler için uygun olmamasından dolayı ulaşıma kapanarak 1986’da müze haline getirilmiş. Lille Caddesi’nde yer alan müzeyi, her yıl iki milyondan fazla turist ziyaret ediyor.

14. Opera Binası

Opera Binası

Charles Garnier tarafından İkinci İmparatorluk döneminde tasarlanan Opera Garnier, 1875’te Üçüncü Cumhuriyetin ilk günlerinde tamamlandı. Opera, 450 kişilik bir oyuncu kadrosunu taşıyabilen sahnesi ile dünyanın en büyük operası özelliğini taşıyor. 

Yeraltında yapay bir göl meydana getiren bir yeraltı nehrinin üzerine inşa edilmiş olması Opera’nın bir diğer önemli özelliği. Gaston Leroux tarafından yaratılan Operadaki Hayalet’in (The Phantom of the Opera) hâlâ aşağılarda bir yerde dolaştığı söylenir. Opera Paris’i gezerken kaçırmamanız gereken mekanlardan biri.

15. Versay Sarayı

Versay Sarayı

Paris gezilecek yerler arasında önemli bir müze olan Versay Sarayı’na da gidin. On yedinci yüzyıla ait bir kraliyet konağı olan Versailles Sarayı, Avrupa’nın en büyük sarayı olma özelliğine sahip.

İspanya’da doğmuş fakat Fransa’da yaşamış birçok sanatçının eserleri, Versay Sarayı’nda sergileniyor. Göz alıcı güzellikte bahçelerle çevrelenmiş olan bahçesi, görkemli iç tasarımı ve II. Dünya savaşını sona erdiren Versay Antlaşması’nın yapıldığı Aynalı Salon’u ziyaret edin.

16. Paris Disneyland

Paris Disneyland

Avrupa’nın en çok ziyaret edilen eğlence alanlarından Paris Disneyland, yediden yetmişe herkesin zevkine hitap eden bir tema park. İnsanın hayal gücünü zorlayan bir eğlence mekanı olan Disneyland, iki adet parkı, otelleri, dinlenme, yemek ve eğlence alanlarıyla gezginlere renkli bir dünyanın kapılarını açıyor. İster tek başınıza ister sevgilinizle ister ailecek gidin Paris’e, en az 1-2 gününüzü buraya ayırın.

Bana göre Disneyland başlı başına gidilip görülmeye değer bir yer. Walt Disney’in tüm karakterlerinin yanı başınızda olduğu, çocukların neşe dolu gözlerle etrafa baktığı bu büyüleyici yerde kendinizi çizgi romanların içinde hissediyorsunuz. Disney’in hayali dünyasını sizlere sunan bu etkileyici tema parkta çocuklarınız düşlerindeki çizgi film karakterleri ile tanışırken, sizler de çocukluğunuza geri dönün.

17. Moulin Rouge

Moulin Rouge

“Kırmızı Değirmen” anlamına gelen ünlü bir kabare olan Moulin Rouge, Pigalle’de yer alıyor. Dünyaca ünlü şovları, orijinal eğlence programları ve danslarıyla pek çok turisti ağırlayan ve ilginç bir tasarıma sahip olan yapı, mimari açıdan pek çok binaya öncülük etmiş, yaşayan bir müze niteliğinde.

18. Place des Vosges

Place des Vosges

Paris’in en eski meydanlarından biri olan Place des Vosges 1612’ye tarihleniyor. Victor Hugo’nun yaşadığı ve müzeye dönüştürülen evin de bulunduğu meydanda kırmızı tuğlalı, geleneksel mimariye sahip evler oldukça ilgi çekici.

19. Paris Müzeleri

Bir başka görülmeye değer müze ise, Quai Branley Müzesi. Kısmen ahşap olan yapısında yer alan yoğun bitki çeşitliliğine sahip müzede, Afrika, Amerika, Asya ve Okyanusya’dan eserler bulunuyor.

Son yıllarda Paris’e kazandırılan Mimarlık ve Mimarlık Mirası Müzesi (Cite de l’architecture et du patrimoine) ise “dünyanın en büyük mimari müzesi” olmak amacıyla açılan ve 12.yy’dan günümüze mimarinin tarihini sergileyerek modern fikirleri de göz ardı etmeyen bir müze.

Muazzam Moyen Çağı Müzesi, dünyanın en güzel ve eşsiz Orta Çağ koleksiyonlarını bünyesinde saklıyor. Roma hamamları, el dokumaları, Orta Çağ dönemine ait vitraylar ve muhteşem mücevherleri burada görmeniz mümkün.

Mimari şaheser olarak göze çarpan birçok şaheser de var Paris’te. Arap Dünya Enstitüsü bunlardan sadece biri. Modern bir yapı olmasının yanında Arap motiflerini de içerisinde barındıran müzede, Orta doğu sanatı ve arkeolojik buluntuların sergilendiği bir bölüm de yer alıyor.

- Reklam -

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

SON YAZILAR

Into The Night | Dizi İncelemesi

Into the Night, son dönemde en çok konuşulan yabancı Netflix yapımı, çünkü dizide çok da yabancı olmayan bi isim var; Mehmet Kurtuluş....

Cargo | Film İncelemesi

Sizler için ünlü oyuncu Martin Freeman ın başrolünü oynadığı Cargo filmini inceledik. https://www.youtube.com/watch?v=o-vTTpEpIHQ

Atatürk Neden Hiç Uçağa Binmedi ?

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün neden uçağa hiç binmediğini sizler için araştırdık. https://www.youtube.com/watch?v=tD3nVfYUD6U

The Old Guard | Film İncelemesi

Netflix Türkiye de top 10 da bulunan #TheOldGuard filmini inceledik. Başrolünde Charlize Theron un oynadığı filmimizin konusu; yüzyıllar boyunca gizlice insanlığı koruyan...